Televizyonlar Ses ve Görüntü Kaydı Yapabilir mi?

Akademisyen Ramazan Kurtoğlu, televizyonların kapalıyken bile ses ve görüntü alabileceğini iddia etti. Peki bu iddianın aslı astarı var mı?

Geçtiğimiz günlerde TV100 isimli kanalda yayımlanan bir program, tartışmaların odak noktasına yerleşti. Zira programda konuşan Ramazan Kurtoğlu isimli akademisyen, televizyonların kapalı durumdayken bile ses ve görüntü alabildiğini söyledi. Kurtoğlu’na göre televizyonun bulunduğu odada soyunmak tehlikeliydi. Hatta bununla ilgili bilgilerin Wikileaks belgeleri içinde bulunduğunu söyledi. Peki bir televizyon, gerçekten ses veya görüntü kaydı alabilir mi?

Aslına bakacak olursak bu konuyla ilgili çok fazla tartışma var. Neticede akıllı televizyonlar, artık adeta kişisel asistan gibi çalışabiliyorlar. Hatta Android tabanı üzerine inşa edilen cihazlar, sesli kontrol özelliğine de sahipler. 

Samsung, yıllar önce bununla ilgili bir açıklama yapmıştı

akıllı televizyon ses ve görüntü kaydedebilir mi

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, 2015 yılında konuyla ilgili bir açıklama yapmış ve televizyonlardaki sesli kontrol özelliğinin dinleme yapabileceğini, bunu üçüncü taraftara aktarabileceğini söylemişti. Ancak şirket, kullanıcı gizliliğine önem verdiğini, çeşitli şifreleme yöntemleri kullandığını aktarmıştı. Samsung akıllı televizyonların bugün hâlâ dinleme yapıp yapmadıkları belli değil.

Bu arada; yeni nesil akıllı televizyonlarda webcam de bulunuyor. Bu durum, siber saldırganlar tarafından sömürülebiliyor. Yani Ramazan Kurtoğlu, aslında doğru bir noktaya parmak basıyor. Yani pek çok kişi açıklamaları ilk gördüğünde “Hocam abartmayın” demiş olsa da Kurtoğlu, en azıncan webcam bulunan TV’ler için gerçekten var olan bir ihtimalden bahsediyor diyebiliriz.

Ama…

akıllı televizyon

Ancak burada dikkat edilmesi gereken asıl nokta sürekli birilerinin sizi izlediğini düşünerek hayatınıza devam edemeyeceğiniz. Evet, webcam özellikli bir TV’nin hacklenmesi ve görüntü kaydetmesi ihtimaller dahilinde. Ancak nasıl “Ya hacklenirse…” korkusuyla telefonunuzdaki fotoğrafları ve mesajları sürekli olarak silmiyorsanız TV’niz için de aynı endişeyi taşımanıza en azından bugünün şartlarında gerek yok. Politikacılar, ünlü iş insanları ya da kanaat önderleri için risk daha yüksek olabilir ancak biz “sıradan” insanlar için bu ihtimalin “Yok denecek kadar az” olduğu söylenebilir.

Evet, algoritmaların ve internete bağlı cihazların olduğu bir dünyada her şey mümkün. İçinde bulunduğumuz dijital dünyada gizliliği mutlak şekilde korumak ne yazık ki mümkün değil. Bunu sağlamak isteyen bir bireyin hiçbir şekilde internet kullanmaması gerekiyor. Bu da pek mümkün değil.

Ramazan Kurtoğlu tarafından yapılan açıklamayı aşağıdan izleyebilirsiniz:

Başa dön tuşu